1963 yılında İstanbul’da doğdum. Artvin/Arhavili bir anne ve babanın oğluyum.

Çocukluğum Kadıköy’de geçti. Evimizin etrafındaki çayırlarda top koşturduğumuz, komşu bahçelerinden dut, şeftali ve elma yediğimiz güzel çocukluğum… Liseye ve ardından üniversite kapısına dayandığım zamana kadar sakin geçen bir çocukluk… Bir çoklarımızın yaşadığının benzeri…

Hızla büyümek zorunda kaldığımız karanlık yılların başlangıcı 12 Eylül 1980… Ve devamında cezaevi süreçleri; tutuklamalar, mahkemeler ve sonunda yeniden özgürlük… Islığımla müzik kariyerime adım attığım bir dönem… Başlangıcı Grup Yorum ile olan bir müzik serüveni (1987)… Ve 1991 yılından sonra müzik adına yolculuğumun bireysel olarak bu günlere uzanan bir yaşam hikayesi…

İlk albümüm, ilk göz ağrım “Dokuz Altı Yollarında” oldu (1995). Hayatımın aşkı, eşim Didar ile de bu zamanda yaşamımızı birleştirdik. Eşim ve Çocuklarım… (Sinan ve Ezgi)… Gitarım ve emek verdiği üretimler… İşte benim yaşamımın güzellikleri bunlar…

Müziğim ile anlattığım bütün konular, çevreleyen şartları ile insana dairdir. Ve bunda samimi oldum hep. İçlerindeki eserlerim ile albümlerim yaşamımın aynasıdır.

İlkinden  sonra  sırasıyla; 1995 sonunda “Gün Ağarırken”, 1996 da “Göçer Oldum”, 1997 de “Merhaba”, 1999 da “Gözleri Hala Çocuk”, 2001 de “Dar Kapılar”,  2004  yılında “Pekte Tanınmayan Karadeniz”, 2006 da “Gölgeler Şehri”, 2007 de“Yüreğine”, 2008 de “Renkler ve Islıklar”, 2010 Nisanı’nda  “Renkler ve Islıklar 2” albümlerim çıktı. 2011 yılı başında da son albümüm “Vazgeçtim”i siz dinleyicilerimin beğenisine sundum.2012 yılında müzikte 25 yılım anısına güzel bir çalışma gerçekleştirdik. 13 değerli müzisyen ve grup arkadaşlarımın eski eserlerimi okuyarak can verdiği  Soluk Soluğa 25 Yıl  albümüm bu yolculukta yerini aldı..

Ayrıca 1996  yılında piyasaya çıkan ve eşim Didar’ın yorumladığı “Sitem” adlı özel albüm çalışmamızı da unutmamak gerekir. Ki bugünlerde söz ve müzikleri kendisine ait çıkardığımız Çocuksu Şarkılar  albümünü digitalde sizlere sunuldu ve yakında raflarda da yerini alacak..

Yaşamı ciddiye almak… Mütevazilik ve yüzü halka dönük müziğe gönül vermişliğimiz… Biz bunu öğrendik büyüklerimizden, dostlarımızdan, kardeşlerimizden. Her şeye rağmen ayaktaysam, üretmeye devam edebiliyorsam, işte bu değerlere borçluyum.

Müzik Yapımcısı olmak istemedim.. ve kendimi öyle de hissetmedim hiçbir zaman.Ama hayat bir yerde dayatınca mecbur kalıyorsunuz.Dolayısıyla albümlerimi kendim yapıyorum.Popüler kültürün ve büyüklerin hakim sularında küçük bir yelkenli gibi…”Şeşen MüzikYapım” olarak.  İsterim ki, yaşama ve müziğe emek veren ben ve benim gibilerin taşıdığı bu ağır ve zor yük, seçmesini ve sevmesini bilen dinleyicilerin bilinçli tercihleri ile hafiflesin. Üretimlerimizle konserlerimizle yola devam etmekte moral bulalım.

Artvin yöresi derlemelerim, enstrümantal  bestelerim, ıslığım, türkü ve çeşitli formlarda üretimlerim ve projelerim… Şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da albümlere dönüşecek elbette. Müzisyen olan ailemin artan desteğiyle bu sürecin daha bir keyifli hale dönüşeceğini düşünüyorum..

Bir müzisyen, bir eş ve bir baba olarak. Daha ne isteyebilirim ki…

Sevgi ve selamlarımla.

 

**(Bu güne kadar bazı eserleri Yavuz Bingöl, Özlem Özdil, Nurdan İpek, Berdan Mardini gibi müzisyenler tarafından seslendirilen sanatçı MESAM ve MÜYORBİR üyesidir.)