9 dilde, kendi şarkılarımdan oluşan bir albüm hazırlıyorum

Yazar Efkan Şeşen Kategori: Basından

ARTI GERÇEK – Farklı halkların, dillerin türkülerinin revaçta olduğu bugünün müzik dünyasında, sesini düzene karşı bir isyana dönüştüren ve günümüzdeki yozlaşmaya karşı ürettiği şarkılarıyla daima ezilenlerin ve ötekileştirilenlerin yanında olan Efkan Şeşen’in müzikle haşır neşirliği 12 Eylül 1981’de Metris Cezaevi’nde başlamış. Çamaşır yıkarken çaldığı ıslıklarla… O ıslıklar, mektup ve türkü akşamlarının havalandırma duvarlarında yankılanan tınılarından biri olmuş. Aslında tam bir kısa film hikayesi gibi; bir hücrede havalandırma boşluğunun altında duvara yaslanmış bir adam, herkesin duyabilmesi için tüm gücüyle ıslık çalıyor. O ıslık birer notaya dönüşerek diğer hücrelere ulaşıyor ve ulaştığı yerlerde birer umuda dönüşüyor. Kimileri o ıslığa tutunarak bir yerlere gidiyor, kimi de girdiği o karanlık tünelin sonundaki değil de hayata döndüren ışığa ilerleyebilmek için o ıslığı takip ediyor… Bazen herkese ulaşması için çok yüksek volümde çaldığı ıslığın uyuşturduğu yüzünü dinlendirebilmek için yarım saat uzandığını söylemiş bir söyleşide. 6 yıllık tutukluluk sürecinde yaşadığı korkunç günlerin, insanlık dışı işkencelerin ve o ıslıklı günlerin üzerinde öyle etkisi olmuş ki, Türkiye’de bir ilk olan, sadece ıslık ve enstrümanların kullandığı iki albüm yapmış.

Üzerinden çok uzun yıllar geçmesine rağmen cezaevinde geçirdiği zamanların etkisi hala silinmemiş, bu yüzden cevaplarını yazarak göndermesine rağmen, o günlere dönmenin kendisini hala etkilediğini hissediyorsunuz. İşkencecilerini affetmediğini söylüyor ve asla affetmeyeceğini yazdığı cümlelerden anlıyorsunuz. Tüm derdi varsa yoksa insan… Karşısındakini incitecek ya da yanlış anlaşılmaya mahal verecek cümleler kurmamaya çok dikkat ediyor. Onun bu özenine ve inceliğine siz de aynı şekilde karşılık vermek istiyorsunuz. Tüm yaşadıklarına rağmen üretmeye ve müzik yapmaya devam etmiş. 4 yılını birlikte geçirdiği Grup Yorum’un unutulmayan ve en sevilen solistlerinden biri hala…  ‘Dokuz Altı Yollarında’ isimli İlk albümünü 1995 yılında çıkaran Şeşen, 3 yıldır Hollanda’da hayata geçirdiği Sesen Muziekproductie etiketiyle geçmişte ürettiği şarkılarını yeniden yorumlayarak dijital platformlarda ulaşılabilir hale getirmiş. Başta ona olan sevgisini dillendirmekten hiç çekinmediği eşi Didar Şeşen ve oğlu Sinan olmak üzere Mehmet Polat, Önder Tunç, Murat Çorak, Bülent Ay, Ertan Tekin, Ayhan Kökoğlu gibi müzisyenlerin de katkıda bulunduğu, dinleyenlere geçmişe doğru inanılmaz bir yolculuk fırsatı tanıyan BEST OF albümü 31 şarkıdan oluşuyor. Yazının devamı için tıklayınız.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Required fields are marked *.

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.